B12 Eksikliği

B12 Eksikliği

Günümüzde vegan bir dünya tasarımı yapan insanlar var. Ben onlardan değilim, olmaya da niyetim yok. Yine de onları ve onların yaşam tarzlarını hep merak etmişimdir, belki biraz da onlara özenmiş olabilirim. Sonuçta sizin de çevrenizde et yemeyen ya da hayvansal gıdalardan uzak duran insanlar olmuştur. Özellikle yaşlanmayla beraber insanlar hasta oluyorlar, doktora gidiyorlar, ellerinde bir beslenme listesiyle dönüyorlar. Yeme alışkanlıkları değişiyor, daha çok sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeye başlıyorlar. Bu durum ailelerine yansıyor, çevrelerini de etkiliyor.

Öncelikle ben kendi gözlemlerime dayanarak öğrendiğim bir şeyi anlatmak istiyorum: B12. Bu meğer ne kadar önemli bir vitaminmiş. Hayati önemdeki bu vitamin hakkındaki gerçekleri yeni öğrendim.

Hiç düşünmediğim halde yanlış bir yola giriyor olabilirdim. Şanslıyım ki böyle bir sağlık sorunum yok ama olabilirdi. Gelecekte de olmasını istemiyorum. Bu nedenle beslenmeme dikkat etmem gerekiyor.

Sağlıklı beslenme haberlerinde; tv, gazete ya da dergilerde sanki yeni bir şeymiş gibi vejetaryenliği işaret eden ilgi çekici cümleler kuruluyor. Bunlar insanı yanıltabiliyor. Bildiğim şekliyle kırmızı et tüketimi kalbe zarar veriyor; kanser, tansiyon, damar sertliği, obezite, nörolojik ve kronik hastalıklara neden oluyor. Tavuklar hızlı üretiliyorlar, bu nedenle hormonlu ve kanserojen oluyorlar. En faydalısı balık ama onların da bazı türlerinin fazla tüketilmesi vücuda zarar verebiliyor; başta cıva olmak üzere vücuttaki metal yoğunluğunu arttırıyor. Tabii ki balığın cinsine, nerede tutulduğuna bağlı. Bunların hepsi doğru, kabul ediyorum.

Bu bilgilerden etkileniyorum. Peki ne yapıyorum? Bunların doğru olması ile birlikte doğal olmayan üretim yöntemleri, medya, çevre ve benzeri nedenler sonucunda farkında olmadan her türlü etten uzak durmaya başlıyorum ya da et yeme alışkanlığımı azaltıyorum. Balık her zaman öneriliyor ama onun da tazesi her zaman bulunmuyor. Ek olarak organik olmayan süt, yumurta ve diğer hayvansal gıdalardan da uzak durmaya başlıyorum. Bir tek tereyağından vazgeçemiyorum.

Her türlü dalaverenin, oyunun, ahlaksızlığın, bilimsellikten uzak üretim yöntemlerinin, insan sağlığını hiçe sayan ve para için herşeyi yapabilecek insanların olduğu, hatta insanların can güvenliğinin bile olmadığı, yozlaşmış bir kültürün içinde başka türlü davranmam söz konusu bile değil. Denetlemelere ve standart damgalarına güvenmiyorum. Bana bu güveni verebilecek bir kurum yok.

Aslında ben eti çok severim. Mangal, ızgara, tava, kiremit, sote, şiş, haşlama… Kim sevmez ki? Bayılırım, ama ben ne yapıyorum? Tüm bu kafa karşıklığı ile sebze yemeye gayret ediyorum, olabildiği kadar meyve tüketmeye çalışıyorum. Eti azaltıyorum. Bütçeme de iyi geliyor.

Ne yazık ki gerçek tavuk yok. Ticari amaçla beslenen köy tavukları bile yemle besleniyor. Bunların dışkısı bile beyaz oluyor. Yani kısacası piyasada satılanlar tavuk değil, başka bir şey. Kırmızı et çok pahalı. Besin değeri en yüksek, en iyi balık somon: Norveç Somonu, kırmızı etten pahalı. Her yerde bulabileceğim bir balık değil. Sonuç olarak Türkiye bana sağlıklı et tüketebileceğim bir güç ya da olanak sunmuyor. Saçma ve halkı önemsemeyen politikaların sonucu bu. Doğal olarak et tüketiminden hem sağlık hem de ekonomik nedenlerden ötürü uzaklaşıyorum. Genelde farkında olmadan, kendiliğinden gelişen bir süreç. Güya sağlığıma dikkat ediyorum.

Yanlış. Peki neden?

Sorun yanlış ve eksik bilgi sahibi olmaktan kaynaklanıyor. Zannediyorum ki etten aldığım protein, vitamin ve mineralleri sebze ve meyvelerden de alabilirim. Evet, aslında, genel olarak doğru. Bu besinleri sebze ve meyvelerden alabilirim. Sorun şu ki biri hariç: B12 vitamini. Bu vitamin sadece hayvansal gıdalarda bulunuyor. Başta büyükbaş hayvan karaciğeri olmak üzere kırmızı et, balık ve tavukta, süt, yumurta ve peynirde, tereyağı ve diğer hayvansal gıdalarda. Tabii sucuk, salam ve pastırmada da var ama bunların sağlıklı, temiz etten yapıldığına kim inanır ki? Yine bir güvensizlik başgösteriyor.

Peki vejetaryenler ne yapıyor? Düzenli olarak ya aşı oluyorlar ya da hap kullanıyorlar. Bense hangi konuda olursa olsun kimyasal yöntemleri zorunlu olmadıkça tercih etmiyorum. Bunu yapmak istemiyorum.

Neyse… Özetle konumuza dönecek olursak, B12 hayati bir vitamin. Eksikliğinde kansızlık, halsizlik, yorgunluk, unutkanlık, baş dönmesi, dikkat eksikliği, odaklanamama sorunu, beyin ve sinir sisteminde hasar, duygusal ve sinirsel bozukluklar, depresyon, işitme zorlukları, pozisyon duygusu kaybı, kas koordinasyon kaybı, bulantı, ishal, kramp olası sonuçları.

En önemlisi de eğer B12 eksikliği tespit edildiyse ve bu eksiklik giderilmezse ve zamanla artarsa insan hayatı ölümle son buluyor.

Bir cevap bırakın