Pink Floyd ile tanışmam... Duygulanmamak elde değil; neredeyse 30 sene oluyor. Lise yıllarımın ilk zamanlarıydı. Ne kadar da etkilenmiştim. Kasetten dinliyordum. Sanki bir hazine bulmuştum ve çevremde bunu anlayabilecek kimse yoktu. Değer verdiğim şey gerçekten çok değerliydi. Bunu benden başka kimse bilmiyordu. Üniversiteye gidene kadar kimseyle paylaşamadığım ve güçlü ve bir o kadar yoğun hislerle doluydum. 

İlk önce Final Cut ile, sonra The Wall ile tanıştım. O günden beri büyük bir keyifle dinliyorum. Pink Floyd dinledikçe kendimi buluyorum, özüme dönüyorum. 

Bugün YouTube'da David Gilmour'un Live at Pompeii”  konser kayıtları paylaşılınca eski günlere gittim, o anları tekrar yaşadım.

David Gilmour 2016'da , Pink Floyd’un Live at Pompeii'sinden 45 yıl sonra, özel bir konser için Pompeii’ye gidiyor ve Pink Floyd şarkıları ile birlikte kendi parçalarını da çalıyor. Bugün paylaşılan kayıtlar Live at Pompeii'den, 24 parça. Parçaların ruhu hiç değişmedi: 1972'den 2016'ya...

Albümde en sevdiğim üç parçayı dinledim, yeniden:




Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Volkan Miyanyedi
Minimalistim. Basit ve sade olan herşeyini seviyorum. Bilişim Teknolojileri Öğretmeni'yim. Evliyim ve Can adından bir çocuğum var. Öğrenmeyi ve paylaşmayı seviyorum.

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir