0
1 Paylaşım

Yazmayacağım, yazmayacağım diyorum da diyorum. Sonunda dayanamadım. En baştan söyleyeyim. ‘Yerli Otomobil’ sloganı ile ortaya çıkıp, kısa sürede yapılmaya çalışılan ki aceleye getirildiği için de saçma olan böyle bir girişimin amacını hala anlayabilmiş değilim.

Dünya değişiyor

Dünya önümüzdeki 15-20 yıl içinde çok değişecek. Her zaman olduğu gibi Sanayi 4.0 sürecinde de çok geride kaldığımızı düşünüyorum; çünkü biz bütün sanayi devrimlerini kaçırdık. Buna rağmen aynı ruh hali ve gösteriş alışkanlığı  devam ediyor; belki şovenizm, belki tarih yazma içgüdüsü, belki egosal tatmin.. Artık ne derseniz deyin. Oysa günün ruhunu yakalama çabası ve ön saflarda yer alma güdüsü çok önemli hedeflerin ve gelecek planlarının yapılmasını gerektiriyor. Eğitimle başaramayacağın şeyi ısmarlama işlerle başarmaya çalışmak geçici bir çözümden başka bir şey olamaz. Bu da her şeyin kişisel çıkarlarla ilgisi olduğu sonucunu doğruyor.

Yerli otomobil fikri kötü mü?

Kötü olur mu? Elbette iyi. İster kamu beyniyle düşünün ister özgür bir insan gibi düşünün her anlamda iyi. Yerli olan her şeyin değeri çok yüksek. Bunu tartışmak bile zaman kaybı. Türkiye’nin otomobili TOGG projesi de bunlardan biri. Hatta öyle ki Türkiye’de 4. sanayi devriminin başlangıç ateşi böyle başladı diyebiliriz artık. Görünen, somut ilk IoT (Internet of Things = Nesnelerin İnterneti) projesi bu araba oldu. Prototipin sunumundan sonra öğrendik çoğu şeyi. Tabii ki önceki prototiplere ne olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yok. Halkla hiçbir şey paylaşılmadığı için hiçbir şey bilmiyorduk, gazeteciler de bilmiyormuş, ortaya çıktı. Sıvı yakıtla çalışan bir araba yapılacağı zannedildiği için çok eleştirildi. Neyse ki böyle bir hata yapılmamış. Geleceğin teknolojisini arabaya gömmek bu arabanın en önemli özelliği. Bu nedenle çok sevindim. Sonuç olarak karar verdikten sonra yapılamayacak hiçbir şey yok. Bu anlamda olumlu bir adım.

TOGG

Tek bir örnek vereyim. Geçtiğimiz günlerde Tesla bir kamyonun sunumunu yaptı. Kamyonun adını biliyoruz. Cybertruck. Kamyon hakkında çok şey öğrendik. Herşeyden önce adı. Bizim yerli otomobilin adı bile yok. TOGG diye bir şey yapıştırmışlar. Böylesine güzel görünen bir arabayı böylesine çirkin bir isimle tanıtmak çok yanlış. Akıllardan silinmez. Dünya pazarında da olumsuz etkilenir.

Pala bıyık mı Osmanlı vurgusu mu?

Araba güzel görünüyor dedim, evet güzel görünüyor, beğendim. Instagram’da paylaşılsa yerli olsun olmasın beğenirdim. Nesini beğenmedim? SUV tasarımdaki lale vurgulu ızgarayı beğenmedim. Korkutucu. Pala bıyık görünümlü farları beğenmedim. Çirkin bir tasarım.

Her şeye rağmen sedan tasarım; daha oturaklı, ağır ve güzel bir görünüme sahip.

O zaman sorun ne?

Sorun şu? Böyle bir araba için sevinmek gerekir mi? Ben sevinmiyorum. Biraz önce sevindiğim tek özelliğinin ülkemizde Sanayi 4.0 için somut bir adım atılması olduğunu söylemiştim. Bu da zaten olması gereken bir şey. Bunun dışında başka bir şey yok.

Sevinmiyorum çünkü bu arabanın fiyatı ne olacak belli değil. Böyle arabalar 400.000₺’den başlıyor. Bizim yerli otomobilimiz büyük ihtimalle 200.000₺’nin üstünde olacak. Ben bu arabayı satın alamam. Avrupa’da vatandaş kendi maaşının 3-4 katına yeni bir araba satın alabiliyor. İkinci eller çok ucuz. Başka bir örnek Hindistan’ın ürettiği yerli otomobil  Tata, Hint vatandaşına 7.000$’a mal oluyor yani yaklaşık 40.000₺.

Sevinmiyorum çünkü yerli otomobil halka yönelik bir araba değil. Hem bizim vergilerimizle Turkcell Grubu, BMC, Zorlu Grubu, Kıraça Holding, Anadolu Grubu gibi şirketlere devlet desteği sunulacak. Buna rağmen ben bu arabayı satın alamayacağım. Diyelim ki arabanın satış fiyatı 250.000₺’den başlayacak. Ortalama maaşı 5.000₺ olan biri bu arabayı satın almak için 50 ay hiç yaşamadan; yemeden, içmeden, barınmadan, ısınmadan, giyinmeden, gitmeden, gelmeden, aramadan, sormadan…vs. köle gibi çalışacak. Asgari ücretli ne yapacak? 100 ay mı çalışması lazım? Ancak rüyasında görür. İşsizler… Onlar hala yaşıyor mu?

Yazık. Yazık çünkü halkın büyük çoğunluğu LPG’li araçların ikinci elini bile zor alıyor. Bu nedenle eğer yerli olacaksa maliyeti düşük olmalı. Uzaya gitmiyor sonuçta.

Bu ülkede kısıtlı imkanlarla elektrikli araba üreten birçok üniversite varken ve meraklı, araştıran, öğrenen, yapan birçok üniversite öğrencisi varken desteği şirketlere vermek sermayeye çalışmak demektir. Bu yüzden inanılmaz derecede çok yazık oldu.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0
1 Paylaşım
Volkan Miyanyedi
Minimalistim. Basit ve sade olan herşeyini seviyorum. Bilişim Teknolojileri Öğretmeni'yim. Evliyim ve Can adından bir çocuğum var. Öğrenmeyi ve paylaşmayı seviyorum.

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir